Artık dersane gerçekten başladı. Ağustos'un 1'inden beri gidiyorum dersaneye, evet; ama geçen hafta neredeyse tamamen boştum bayram tatili sağolsun.
Tatilim kalmadı doğru düzgün. Ödevler de bir anda birikti. (İki saat içinde!) Bu hafta biraz özgür olabileceğim çünkü okul gelecek hafta başlıyor.
Sabahçıyım. Saat yedi buçukta ders başlayacak. Okula saatinde varabilmek için herhalde altıdan geç kalkmamam gerekecek. Yani beş buçukta kalkmalıyım. Erken bitmesinin bir önemi yok, ne de olsa dersanem var. Neyse ki 3-5 arası olacak dersanem. Eve normal bir saatte gelip birkaç saat çalışıp yine biraz internete girebilirim. Umarım.
Kendime bu kadar yüklenmemem gerektiğini biliyorum ama yüklenmemek de çok zor. Her şeyi ilk seferde mükemmel yapmazsam tüm dünya üzerime yıkılacakmış gibi hissediyorum. Bunun genelde ailemin fazla güzel olan üniversite geçmişi olduğunu düşünüyordum ama sanırım değilmiş. Yakın bir zamanda öğrendiğim kadarıyla: Ayşen teyzem üniversiteden önce dört yıl ara vermiş. Babam ilk ODTÜ'ye girmiş, bir sene orada okumuş, sonra sınava tekrar girip Boğaziçi'ni kazanıp oraya gitmiş. (Annem hâlâ fazla mükemmel: Galatasaray Lisesi'ni kazanıp yine de Robert Lisesi'ne yedekten girmeyi başarınca orayı tercih etmek. Ondan sonra da direk Boğaziçi.) Halam da üniversiteden önce 2-3 yıl ara vermiş. Yine de bunları öğrendikten sonra içimdeki sıkıntı gitmiyor. Belki fazla çalışmaktan delilik eşiğine vardıktan sonra, normal bir hayat yaşama arzusu o sıkıntıyı bastırır da beni rahatlatır...
Bö, bö, sigara. Alp.
13 Eylül 2010 Pazartesi
Dersane
Etiketler:
aile,
Alp,
Boğaziçi,
delilik eşiği,
dersane,
genel,
hayatın kötülükleri,
okul,
özgüven eksikliği,
test
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

3 yorum:
sayılmaz, artık temizim
Olsun, seneye yaşayacağın rahatlama, şimdiki yaşadığın baskıyla doğru orantılı olacak. Üzülme o yüzden. :D
10 yıl temiz kalmazsan sayılmaz. xD
Eh, seneye kadar aklımı kaçırmazsam göreceğim artık. Umarım. :D
Yorum Gönder